22 Nisan Perşembe günü Sabiha Gökçen Havaalanından saat 13.OO te uçağımız havalanırken hepimizi garip bir telaş ve heyecan sarmıştı. Hava alanından otobüslere binmemizle Yeni Kahire’den şehir turumuz başladı. Yeni Kahire şehirsel yerleşme şekliyle yaşadığımız şehirden farksızdı. Yaptığımız ilk şehir turunda tarihi yapıların yanı sıra trafik işleyişinde trafik lambalarının olmayışı trafiğin korna ve el hareketleriyle işliyor olması bizi çok şaşırttı. Yeni Kahire’deki şehir turundan sonra Eski Kahire’ye doğru fakirleşen bir şehre yaklaştığımızı çevrenin çöplerle dolu olduğunu, trafikteki lüks arabaların yerini modeli düşük arabaların aldığını kısacası şehirsel değişimi çok net gözlemledik. Saat 18.30 da Giza ‘da yer alan ve Piramitleri gören otel odalarına yerleştik.
23 Nisan Cuma günü erken saatte kalkarak yoğun programımızı uygulamaya başladık. İlk olarak davetlisi olduğumuz ‘Salahaldin İnternational School’da çok keyifli bir kahvaltı yaparak okulu gezdik. Okulda İngilizce öğretim dili Türkçe ve Almanca ikinci yabancı dil olarak öğretiliyor. Türkçe dersleri için ayrı bir sınıf var ve sınıf Türk kültürünü yansıtan öğelerle dekore edilmiş. Sonraki durağımız, 22.000 eseriyle gezmekten keyif aldığımız Kahire Müzesiydi. Müzede en dikkat çekici olan mumya odası oldu. Müze için kesinlikle uzun bir zaman dilimi ayrılmalı açıkçası 2 saat bize yetmedi. Aklımız Kahire Müzesinde kaldı ama bizi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlamak için Mısır büyük elçisi evine davet etti. Burada Türkler dışında farklı milliyetlerden birçok grup vardı. Türk grupları da diğer gruplar gibi sahnede gösterilerini sundular. Daha sonra İstanbul’daki Mısır çarşısını andıran ve Mısır kültürünü yansıtan turistik eşyaların satıldığı çarşıda zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden geç saatlere kadar alışveriş yaptık. Uyarmadan geçemeyeceğim alışverişte sıkı pazarlık yapmak gerekiyor ürünleri söylenen fiyatın beşte biri fiyatına almak mümkün. Gece gündüz kapatılmayan nargile ve kahvenin içildiği 200 yıllık tarihi bir kahvehaneyi de gördükten sonra otele doğru yol aldık.
24 Nisan Cumartesi günü gizemi henüz çözülememiş Giza’da yer alan piramitlere doğru yola çıktık. Zorluda olsa Keops piramidi içine girmek heyecan vericiydi. Bu bölgeyle ilgili bilgi edindikçe şaşkınlığımız arttı. Keops piramidinin yüksekliğinin1.000.000 çarpımının Dünya’nın güneşe uzaklığını vermesiyine bu bölgenin doğusunda yer alan sfenksin Ekinoks tarihlerinde güneşin doğuş noktasına denk gelmesibizi şaşırtan bilgiler arasındaydı. Gezdiğimiz bölgede yeni arkeolojik kazıların başladığını gözlemledik. Daha sonra bu çalışma alanının Kleopatra’nın mezarına ait olduğunu öğrendik. Atv arabalarıyla çöl bölgelerinde safari yapıp deveye bindikten sonra Akşam Nil nehrinde tekne gezintisiyle çalışmamızı bitirdik.
25 Nisan Pazar günü erkenden liman kenti olana İskenderiye’deydik. İzmir’i andıran bu şehirde İskenderiye Kütüphanesi ve İskenderiye kalesini gezdik. Mısır konulu mükemmel bir planetaryum sunumundan sonra uçağa yetişmek için yola koyulduk.
ÖNERİLER
Mısır için Nisan ayı uygun bir zamanlama fakat seçtiğiniz acentelere dikkat etmeniz gerekiyor. Acenteler belirttikleri oteller yerine farklı otellere rezervasyon yapabiliyor. Bu otellerde yemek ve temizlik sorunu yaşanıyor. Bu nedenle iyi bir acente ile gitmenizi ve yanınıza atıştırmalık yiyecekler almanızı tavsiye ederim. Alışverişte pazarlıkta unutulmamalı :)